Lojistikte Maliyet Nasıl Düşürülür? (Taşıma Kalitesi Düşmeden)
Lojistikte maliyet düşürmenin ilk adımı taşıma süreçlerini parçalamaktır. Tek kalem gibi bakarsan hiçbir şey göremezsin. Taşıma, yükleme, bekleme, boş dönüş, depo içi hareket, evrak, yakıt, zaman kaybı… Bunların her biri ayrı ayrı maliyet üretir. Firmaların %80’i sadece “nakliye fiyatına” bakar. Bu amatörlüktür. Asıl para, görünmeyen zaman ve verimsizlikte akar.
Rota optimizasyonu hâlâ en hafife alınan ama en büyük kazanç sağlayan alandır. Aynı teslimatlar her gün “alışkanlık rotasıyla” yapılıyorsa para çöpe gidiyordur. Güncel trafik, teslimat saatleri, yük ağırlığı ve dönüş yükü hesaba katılmadan yapılan her rota kaliteyi değil, maliyeti patlatır. İyi planlanan rota, daha az yakıt, daha az araç yıpranması ve daha az gecikme demektir.
Boş dönüşler lojistiğin kanayan yarasıdır. Araç dolu gider, boş döner… ve herkes bunu kader sanır. Değil. Yan sanayi yükleri, parsiyel taşımalar, bölgesel iş birlikleriyle boş dönüş minimize edilir. Bunu yapmayan firma ya tembeldir ya da süreci bilmiyordur. Boş dönen her araç, doğrudan kârdan çalınmış paradır.
Depo içi süreçler genelde görmezden gelinir ama ciddi maliyet üretir. Yanlış yerleştirme, gereksiz elleçleme, hatalı paketleme taşıma süresini uzatır, hasarı artırır. Hasar arttıkça kalite düşer, müşteri kaybedilir. Doğru istifleme, doğru ambalaj ve net ürün kodlama hem maliyeti düşürür hem teslimat kalitesini yükseltir. Yani kalite–maliyet çatışması burada tamamen bir yalandır.
Doğru taşıma modu seçilmeden maliyet düşmez. Her yük tırla gitmez. Her iş acil değildir. Karayolu, denizyolu, demiryolu ve kombine taşımalar doğru yerde kullanıldığında maliyet dramatik biçimde düşer. “Biz hep böyle yapıyoruz” cümlesi lojistikte en pahalı cümledir.
Taşıyıcı seçimi sadece fiyat üzerinden yapılırsa bedeli ağır olur. Ucuz ama plansız taşıyıcı gecikir, hasar verir, kriz çıkarır. Sonra sen müşteriyle uğraşırsın. Kaliteli ve şeffaf çalışan taşıyıcıyla uzun vadeli anlaşma yapmak, kısa vadeli ucuzluktan çok daha kârlıdır. Bu bir matematik meselesidir, his değil.
Dijital takip ve veri analizi olmayan lojistik, kör araç kullanmaktır. Araç nerede, ne zaman durdu, ne kadar yaktı, kaç dakika gecikti bilmiyorsan maliyet düşüremezsin. GPS, anlık takip ve raporlama sistemleri lüks değil zorunluluktur. “Gerek yok” diyen firma, paranın nereye aktığını da bilmiyordur.
Son olarak şunu net söyleyelim: Maliyet düşürmek, kısmak değildir; optimize etmektir. Kaliteyi düşürmeden maliyet düşüyorsa doğru yoldasındır. Kalite düşüyorsa zaten maliyeti düşürmedin, sadece faturayı geleceğe erteledin. Lojistikte ucuzluk değil, akıl kazandırır.

